Gökyüzü sessizdi.
Rüzgârın bile sustuğu o anda yalnızca o vardı — Valkor.
Yalnız, ama korkusuz.
Gözleri ufukta, kanatları kararlılıkla açık.
O, özgürlüğü sadece görmekle yetinmeyenlerin,
onu yaşayanların sembolüydü.
Her bilekte yeniden doğar,
her bakışta bir kararlılık yankılanır:
“Benim sınırım gökyüzü değil — ben gökyüzüyüm.”

















